Haber

Genel Sağlık Çalışanları Sendikası Başkanı Uğur, deprem bölgesinde sağlık çalışanlarının yaşadığı sıkıntılara dikkat çekerek, “Nöbetçi Başhekim…

HABER: MERVE İTİMAT KAMERA: DURSUN ALKAYA

Orgeneral Sıhhat İş Sendikası Genel Lideri Dr. Derya Uğur, deprem bölgesindeki koordinasyon eksikliği ile gönüllü ve afetzede doktor ve sağlık çalışanlarının temiz su, gıda ve çadır ihtiyacının devam ettiğine dikkat çekti. Depremzedelerin sağlık çalışanlarının idari izinli sayılmasının önünde engeller olduğuna işaret eden Uğur, “Ben kendi kulağımla bir başhekimden duydum. ‘Sağlık çalışanlarından imza alıyorsunuz’ dedim. “Aslında arkadaşlarımız canı gönülden orada çalıştılar, cenazelerini defnetemediler, yakınlarının enkazdan çıkmasını bekleyemediler, görevlerinin başındaydılar ama diğer illerden arkadaşlarımızdan sonra. kaldı, onlar da acı çeksin” dedi.

Afet ve Acil Durum İdaresi Başkanlığı’nın (AFAD) 1 Mart’ta açıkladığı bilgilere göre, Kahramanmaraş’ta 11 ili etkileyen 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde en az 45 bin 89 vatandaş hayatını kaybetti. Binlerce kişi yaralandı, yüzlerce bina yıkıldı. Depremin 25. gününde vatandaşlar hala temiz su, gıda ve çadır sorunu yaşıyor, koordinasyon eksikliğinden şikayetçi.

Depremin ardından olağanüstü hal ilan edilen afet bölgesinde sağlık hizmetlerinde de büyük sorunlar yaşanıyor. Depremzede sağlık çalışanları halen idari izinli değilken, birden fazla doktor ve sağlık çalışanı sözde sağlık kuruluşlarında veya bunların araçlarında, çadırlarında kalarak hizmet vermeye çalışıyor. Sağlık çalışanlarının da tıpkı afetzedeler gibi temiz su, yiyecek ve barınma sorunları var.

Orgeneral Sıhhat İş Sendikası Genel Lideri Dr. Derya Uğur, depremzedeler ile afet bölgesindeki gönüllü doktor ve sağlık çalışanlarının sorunlarına ilişkin ANKA Haber Ajansı’nın sorularını yanıtladı. Uğur, depremin hemen ardından diğer illerdeki sağlık çalışanlarının gönüllü olarak afet bölgesine gitmek için başvurduklarını belirterek, şunları dile getirdi:

“KOORDİNASYON HALA DEVAM EDİYOR, SU İHTİYACI OLUP YEMEYEN DOSTLARIMIZ VAR”

“Yıkım, felaket çok büyüktü, gittikleri bölgede görev yapan sağlık çalışanlarının depremzede olduklarını bile bile yakınlarını kaybetme ihtimalini düşünerek ellerini rahatlatmak için belediyeden görev istediler. ilk an ve arkadaşlarımız görev akını ile o bölgeye gittiler.ilk gördükleri uyumsuzluk oldu.tamam sabah 04.17 de bir çok ili ama tüm arkadaşlarımızı etkileyen bir sarsıntı oldu. oradaki sağlık müdüründen sağlık çalışanına, depremzedeydiler çok vahim durumdaydılar ilk anlarda bir aksama olduğunu kabul edebiliriz ama ilerleyen günlerde bir uyumsuzlukla karşılaştılar nasıl oldu. Olayın üzerinden günler geçti koordinasyonsuzluk hala devam ediyor.O zor şartlarda arkadaşlarımız kendi ayarlamalarını yaparak çalıştıkları alanlarda hizmet vermeye çalışıyorlar. O bölgedeki işçiler zaten 24 saat uyumadan, uyumayı, yemeyi, içmeyi, kendi canını düşünmeden çalıştılar, Giden arkadaşlarımız da çalıştı. Bu noktada bir suya bile ihtiyaç duydukları anlar oldu. Şu anda bile çalıştıkları alanlarda hala yemek verilmeyen arkadaşlarımız var. İlk günkü uyum bugün de yok.”

Dr. Uğur, bölgedeki sağlık çalışanlarının barınma ihtiyacı ve verilen sağlık hizmetinin durumu hakkında da şunları söyledi:

“Çok yetersiz ve çok kötü koşullarda karşılanıyorlar. Hala çadırı olmayan ve yıkılma tehlikesi olan binalarda bir iki saat uyumak zorunda kalan arkadaşlarımız var. Hala içeride yatan arkadaşlarımız olduğu söyleniyor. Çadırsız parklar Bölgede depreme uğrayıp evleri yıkılan arkadaşlarımızın çadırları, Konteyneri yok, aracında yatan arkadaşlarımız var.

“ŞU ANDA YAPILABİLEN ÇALIŞMALARDA HATAY’DA 250-300 AMBULANS İLE BİNDEN FAZLA AMBULANS OLDUĞU SÖYLENİYOR”

Çadırlarda hizmet vermeye çalışıyoruz. Sahra hastanesi dedikleri hastanelerde hizmet vermeye çalışıyorlar. İster koruyucu hekimlik olsun, ister köy taraması olsun, 112’ler taramalara atanıyor ve köylere giderek o insanlara sağlık hizmeti vermeye çalışıyor. Bu durumda sağlık hizmetini sürdürmeye çalışıyorlar. Bunda hala bir düzen ve uyum yok. İlaç kıtlığı, tıbbi malzeme diye bir şey düşünülmedi ama bunların dağıtımında bile sorunlar devam ediyor. Sağlık çalışanı arkadaşım bir malzemeye ihtiyaç duyduğunda depoya gidip kendisi almak zorunda kalıyor. Bölgede örneğin Hatay’da çok fazla 112 ambulans görevlisi olduğu söyleniyor. Hatay’da 250-300 ambulansla yapılabilecek çalışmalarda bini aşkın ambulans olduğu söyleniyor. Ona göre içinde çalışan sağlık çalışanlarımızı düşünün gereksiz bir organizasyon var ve yapılması gerekenler yapılmıyor. Bin 112’den fazla ambulansla orada olmasına gerek yok. Acil çağrı 112’ye gelir ve Türkiye’nin farklı illerindeki 112 Komuta Kontrol Merkezi tarafından yanıtlanır. Öyle bir koordinasyonsuzluk var ki, komuta kontroldeki arkadaşlarımız başka illerde kendi imkanlarıyla aramayı bölgedeki 112’lere yönlendirmek zorunda kalıyor, yani biz yönetemeyeceğimiz sistemde çalışmak zorunda kalıyoruz. 112 ağı şu anda dürüst.

“BEKLENTİ ÇOK İYİ GIDA DEĞİL, BİZİM SADECE HAYATTA KALMAK İÇİN GIDA ALMAK İSTEĞİMİZ VAR”

Bir hastanede Kızılay, meslektaşlarımıza kahvaltı getiriyor. 15 dakikada yedin, yemedin, ben gidiyorum diyor. 15 dakikada bir sağlık çalışanının normal şartlarda gidip yemek yeme şansı olmuyor. Birileri işte beklemek zorunda, birileri gidip yemek yemek zorunda. 15 dakikada 2 çeşit kahvaltı nasıl yapılır? Sağlıklı yenebilen ve servis edilebilen yemeklerin değil, yemeklerin geldiğini görüyoruz. Kesin olarak söylüyorum; Beklenti yeterli yiyecek değil, sadece bizi hayatta tutacak kadar yiyecek alma arzumuz var. Görüntüler elimizde maalesef bununla sağlıklı sağlık hizmeti vermek ve o insanları yaşatmak mümkün değil.”

Uğur, depremzede hekim ve sağlık çalışanlarına yönelik ilk talebin idari izinli sayılmaları olduğuna ancak bunun henüz sağlanamadığına işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti:

“BİR BAŞ HEKİMLİĞİ DEPREMDE SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÖNELİK BİR RÖMORK GÖREVİNİ GERÇEKLEŞTİRMEMİŞTİR DEDİ”

“En büyük sorunlarımızdan biri o. Bölgede görev yapan arkadaşlarımızın depremzede olduğu unutuluyor, kabul edilmiyor. O arkadaşlarımız hiç bir şeyi düşünmeden bir kereden fazla oradaki insanlara sağlık hizmeti verdiler. Amaç orada doğru ve düzgün sağlık hizmeti vermek ama bizim en büyük amacımız o bölgeye gitmek.Biz böyle bir niyetle oraya akın ederken oradaki yönetimler depremzedelerimizi istihdam etmek için inisiyatif kullanmıyorlar, koydular. üzerlerinde baskı. Yönetici arkadaşlarımız arasında kendini depremzede olarak görenler var ama çalışanlara gelince depremzede olduklarını düşünmüyorlar. Ben depremi bir başhekimden kendi kulağımla duydum’ dedim. ‘Bölgedeki sağlık çalışanlarından imza alıyorsunuz’ dedim. Ben de ‘Tabii yaparım, haindir, bugün görevini yapmayan sağlıkçıdır, ben nasıl buradayım buraya da gelirler, buraya gelip hizmet etmezse haindir’ dedim. ‘ Yok öyle bir şey olağan aslında arkadaşlarımız canı pahasına orada çalıştı cenazelerini defnetemediler yakınlarının enkazdan çıkmasını bekleyemediler görev başındaydılar , ama diğer illerden arkadaşlarımız gittikten sonra onlar da zarar görsün.”

habergulnar.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu